Almanca

Das vom Empfinden abgezogene Verstehen heißt
Denken. Das Denken hat für immer einen Zwiespalt in das
menschliche Wachsein getragen. Es hat von früh an Verstand
und SinnHchkeit als hohe und niedere Seelenkraft gewertet. Es
hat den verhängnisvollen Gegensatz geschaffen zwischen der Lichtwelt des Auges, die als Scheinwelt und Sinnentrug bezeichnet
wird, und einer im wörtlichen Sinne vor-gestellten Welt, in der
die Begriffe mit ihrer nie abzustreifenden leisen Lichtbetonung
ihr Wesen treiben. Das ist nun für den Menschen, solange er
„denkt", die wahre Welt, die Welt an sich. Das Ich war anfangs das Wachsein überhaupt, insofern es sich sehend als Mitte einer
Lichtwelt empfand; jetzt wird es „Geist", nämlich reines Verstehen, das sich selbst als solches „erkennt" und nicht nur die
fremde Welt um sich, sondern sehr bald auch die übrigen Elemente des Lebens, den „Leib", dem Werte nach unter sich sieht. Ein Zeichen davon ist nicht nur der aufgerichtete Gang
des Menschen, sondern auch die durchgeistigte Ausbildung seines
Kopfes, an dem immer mehr der BKck und die Bildung von Stirn
und Schläfen Träger des Ausdrucks werden.*)
*) Daher das im stolzen oder gemeinen Sinne Animalische im Gesicht der Menschen, welche die Gewohnheit des Denkens nicht besitzen.

Türkçe

Duyudan bağımsız anlayışa düşünme denir. Düşünme, insan uyanık yaşamına her zaman bir ikilik getirmiştir. Başlangıçtan beri, zekayı ve duyusallığı daha yüksek ve daha düşük manevi güçler olarak değerlendirmiştir. Gözle görülen, yanılsama ve duyusal aldatma dünyası olarak tanımlanan ışık dünyası ile, kaçınılmaz ve ince bir şekilde ışığa vurgu yapan kavramların faaliyetlerini sürdürdüğü, kelimeninTam anlamıyla hayal edilen dünya arasında kaderci bir karşıtlık yaratmıştır. İnsanlık için, "düşündüğü" sürece, bu gerçek dünya, kendi içinde dünyadır. Ego başlangıçta genel olarak uyanık yaşamdı, çünkü kendini görme yoluyla bir ışık dünyasının merkezi olarak algılıyordu; şimdi ise "ruh", yani saf anlayış haline gelir; bu anlayış kendini böyle "tanır" ve sadece etrafındaki yabancı dünyayı değil, çok yakında yaşamın diğer unsurlarını, "bedeni" de değer açısından kendisinden aşağıda görür. Bunun bir işareti sadece insanın dik yürüyüşü değil, aynı zamanda başının ruhsal olarak gelişmesidir; bu gelişimde sırt, alın ve şakakların oluşumu giderek daha fazla ifade taşıyıcısı haline gelir.*)*) Dolayısıyla, düşünme alışkanlığına sahip olmayan insanların yüzlerinde gururlu veya kaba bir anlamda hayvansı özellikler görülür.

(5000 karakter kaldı)
Almanca
Türkçe

İçindekiler

Son çeviriler

devamını göster›
ADS - REKLAMLAR